Kış Masalı: Salzburg

Merhaba, sizlere Salzburg’da geçirdiğim bir günlük kış masalından bahsetmek istiyorum. Baştan söylemeliyim ki; şehirdeki her şey Mozart’la alakalı. Neredeyse Mozart ismi olmayan bir şey yok. Bakalım yazı boyunca kaç tane Mozart kelimesi geçecek 🙂

Alp Dağları’nın eteğinde, Salzach Irmağı kıyısında, büyülü atmosferiyle adı Mozart ile anılan Avusturya’nın 4. büyük kentidir Salzburg. Çevresinde tuz madeninin çıkarıldığı şehrin ismi, tuzdan kale anlamına gelen Almanca tuz (Salz) ve kale (Burg) kelimelerinin birleşiminden almış.

Orta çağdan kalmış tarihi dokusu, film setlerini andıran meydanları, görkemli kale ve katedralleri, daracık sokakları olan, çikolata kokulu romantik Avrupa şehrinde bir günde nerelere gidilebilir anlatayım.

İlk durağımız Mirabell Sarayı. Kent merkezindeki önemli yapılardan biri olan ve barok tarzında inşa edilen saray, meşhur bahçesiyle anılıyor. Mirabell Bahçesi, Salzburg’un tek büyük parkı. Sarayda zamanında Leopold Mozart ve çocukları konserler vermiş. Ayrıca Mirabell Sarayı, popüler Hollywood müzikalı olan The Sound of Music adlı filmin çekildiği yerlerden biri. Saray bahçesinin çeşitli yerlerinde şarkılar söylüyorlar ve filmin görsel güzelliği insanları buraya çekmeye yetiyor. Film, sadece saraydan değil, Salzburg’un birçok güzel noktasında geçiyor. Mirabell Bahçesi,kış aylarında masal kitabı gibiyse bahar aylarında nasıl da güzeldir?

Mirabell Sarayından, Old Town/ Altstadt’a  doğru yürümeye başlıyoruz ve kendimizi bambaşka bir dönemde hissediyoruz. Salzburg Altstadt, gezilecek yerler listesinin başında yer alan bölge. Görülmesi gereken yerlerin hemen hepsi bu bölgede yer alıyor. Barok yapıların güzellikleriyle, görkemli dini yapılarıyla, zirveli dağlarıyla, harika korunmuş masal ülkesine hayran kalmamak elde değil. Salzach nehrini geçerken bir yandan kar yağışı bir yandan piyano tınıları sizi geçmişe doğru yolculuğa çıkarıyor.

Getreidegasse Caddesi, şehrin kalbi ve en güzel caddesi. Mağazaların, kafelerin, restoranların olduğu bu caddenin en önemli özelliği markaların tabelaların hepsinin ferforje olması.Dünya çapında büyük marka olan firmalar bu uygulamaya uymuş. Bu ferforje tabela uygulaması Salzburg’u oldukça farklı kılmış. Keşke bu uygulama tüm şehirlere örnek olsa da, tabela kirliliğine son verebilsek ! Kentin en turistik yeri olan Getreidegasse Caddesi rengârenk bir bölge. St. Blasius Kilisesi’nin caddenin başında yer alıyor.

Salzburg, klasik müzik dehası Wolfgang Amadeus Mozart’ın doğup büyüdüğü, bestelerini yaptığı kent. Salzburg bu yüzden Mozart’ın şehri olarak anılıyor. Mozart’s Geburtshaus ise Getreidegasse Caddesi üzerinde yer alan ve Mozart’ın doğduğu ev olan Getreidegasse 9 numaradaki bina. Müze olarak kullanılan binada yer alan ve önceleri Mozart ailesinin yaşadığı, Mozart’ın doğduğu daireyi ziyaret etmeniz mümkün. Müzeye giriş ücreti yetişkinler için 11 euro, öğrenciler için 9 euro. Salzburg Card varsa ücretsiz girebilirsiniz. Ayrıca fark ödeyerek alacağınız biletle Mozart’ın hem doğduğu evi hem de Salzburg’un başka bir köşesinde bulunan, yaşamını geçirdiği evi ziyaret edebilirsiniz.

Mozartplatz, Ludwig von Schwanthaler tarafından yapılan Mozart anıtının bulunduğu meydan. Şehrin ortasında bulunan Salzburg Müzesi, burada yer alıyor.Salzburg Katedrali, Barok yapısı olan Mozart’ın vaftiz edildiği bir 17. yüzyıl katedrali. Salzburg’un en güzel katedrali olarak gösterilen yapı heykelleri, freskleri ve kubbesiyle şehrin önemli sembollerinden biri. Çeşitli yangınlardan dolayı zarar görmüş olsa da aslına uygun şekilde restore edilmiş. Giriş ücretsiz.

Salzburg Katedrali

Residenzplatz ise Mozartplatz’ın hemen sağında. Barok tarzda inşa edilen hükümet konutu DomQuartier Salzburg bu meydanda yer alıyor. Salzburg turu için DomQuartier’in önünden kalkan faytonlar var.

Şehirde meydanların hepsi Kapitelplatz’a çıkar. Meydanın tam ortasında dev bir altın küre ve üzerinde de bir adam figürü vardır. Salzburg Sanat Projesi (2007) kapsamında yapılan bu eserin adı ”Sphaera”, Stephan Balkenhol tarafından yapılmış ve Mozart çikolatalarına bir gönderme olduğu söyleniyor. Meydanda yer alan ve panoramik Salzburg görüntüsü sunan Panorama Müzesi ise oldukça güzel.

Kapitelplatz

Mozart Wohnhaus, Makartplatz’de yer alan Mozart’ın yaşadığı ev. Mozart’ın çaldığı müzik aletleri, nota sehpası, kullandığı eşyalar ve o döneme ait objelerin sergilendiği evde Mozart besteleri yer alıyor. Giriş 11€uro.

Makarsteg

Salzburg şehrini ikiye ayıran, Avrupa’nın önemli nehirlerinden biri olan Salzach Nehri üzerinde bir çok köprü var fakat Makartsteg Köprüsü aşıkların dileklerini yazıp köprüye bağladıkları anahtarını ise nehire attıkları kilitlerle ünlü. Pek çok Avrupa şehrinde olduğu gibi köprü rengarenk kilitlerle dolu. Makartsteg Köprüsünden karşıya geçerken güzel fotoğraflar çekebilirsiniz. Bana göre şehrin en güzel yerlerinden biride burası. Siz gelmeden önce kilitleri valizinize koymayı unutmayın. Çünkü köprü civarındaki hediyelik eşya satan dükkanlar da kilitler 11 €’ya satılıyor. Fiyatı duyunca ister istemez 11 Euro x Kur hesaplamaya başlıyorsunuz. Neyse ki biz kilitlerimizi valizimize önceden koymuştuk 🙂

Hohensalzburg Kalesi, Avrupa’nın en büyük orta çağ kalelerinden biri olan, prens-başpiskoposlar için inşa edilen, Alp Dağlarının ve kentin pitoresk manzarasına sahip bir yer. Kalenin içerisinde bir de kukla müzesi yer alıyor. 900 yıllık kaleyi gezmek için tarihi teleferikle yukarı çıkıyorsunuz. Kale giriş ücreti 12 Euro.

Mozart Köprüsü

Avrupa’da en sevdiğim şehirlerden biri oldu. Mozart’ın tınıları sanki hep kulaklarımdaydı. Manzara harikaydı. Kendimi masal kitaplarındaki kahramanlar gibi hissettim.Umarım bu yazıdan sonra Salzburg’dan mutlu ayrılan turistler / gezginler kervanına yenisini eklemiş olurum.

Salzach Nehri Kenarı
PAYLAŞ
Önceki İçerikRio de Janeiro | En Güzel Yerler | Görülmesi Gerekenler
Sonraki İçerikBozcaada Günlükleri
Tuğba Şenol
Merhaba ben Tuğbaa ! Tipik bir kova burcu gibi geziyorum :) En büyük tutkum seyahat olduğu için kendimi sürekli uçak biletleri kovalarken buluyorum. Bugüne kadar bütün yatırımımı seyahate yaptım. Gittiğim şehirlerde iz bırakmayı ve kendime hatıralar eklemeyi çok seviyorum. Gezerken yaşadığıma inanıyorum. Güzel anılar biriktirmek için yaşıyorum.

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here